23 Kasım 2016 Çarşamba

Avrupa'daki Sürpriz Liderler



başakşehir logo ile ilgili görsel sonucuogc nice logo ile ilgili görsel sonucurb leipzig logo ile ilgili görsel sonucu

                              
          Bu sezon Avrupa'da sürpriz liderler var ve durum futbolseverler için ilgi çekici. Türkiye, Almanya ve Fransa ligleri için bu durum geçerli.

         Ülkemizden başlayalım... Başakşehir bu sezon ligimizin en dengeli, en göze hoş top oynayan takımlardan biri olarak dikkat çekiyor ve şu an lider. Başakşehir, bir ürün. 4-5 yıllık bir kadro istikrarının ürünü... Abdullah Avcı ve Göksel Gümüşdağ önderliğindeki Başakşehir, ligimizde bu bakımdan çok farklı. Başakşehir kötü sonuçta alsa yönetim her zaman Abdullah Avcı'nın yanında durdu, durmaya da devam edecek ve etmelidir de. Devam etsin ki; büyük kulüplere örnek olmaya devam etsin Başakşehir! Umarım bu sezon şampiyon olurlar, taraftarları olsa bu sezon şampiyonluğun 1 numaralı adayı onlardı!

          Gelelim Fransa'ya. Nice, bu sezon gerçekten güzel birleşimlerin karşılığını alıyor. Disiplin deyince akla Almanya gelir ve kulüp yönetimi takımın başına İsviçreli de olsa Alman ekolünden gelen Lucien Favre'yi getirerek çok doğru bir hamle yaptı. Lucien Favre, Borussia Mönchengladbach'ta harika işler başardı ve bu durum Nice'de de devam ediyor. Faal futbolcular arasında sorunlu futbolculuk konusunda bayrak taşıyıcı kim var? Tabi ki Mario Balotelli! Lucien Favre, Mario Balotelli'yi "adam ederek" ondan verim almasını biliyor ve bu sayede takım şu an Fransa liginde lider.

        Son olarak Almanya. Red Bull Leipzig 7 senelik bir takım olmasına rağmen şu an Bundesliga'da ve Bundesliga'da da lider. Bunun birçok nedeni var ancak tabi en önemli nedeni sponsor desteği. Red Bull Leipzig bu yüzden Almanya'daki en sevilmeyen 2 takımdan biri. Diğer takım da ezeli rakiplerinin en önemli oyuncularını almasıyla bilinen Bayern Münih. Sponsor desteğiyle Red Bull Leipzig, sportif direktör Ralf Rangnick önderliğinde istikrarlı bir kadro ve kadroyla birlikte güzel oyun oynayarak bana göre "şimdilik" lider. Bana göre onların şampiyon olması gerçekten büyük sürpriz olur!

       Sonuç olarak, bu 3 takım arasında şampiyonluk şansı en fazla olan Nice ama tabi ne olacağını zaman gösterir...

22 Kasım 2016 Salı

Yeni Yayın İhalesi

bein digiturk ile ilgili görsel sonucu






                                               
               Yeni yayın ihalesini tahmin edileceği şekilde bu sene Katarlı medya şirketi Bein Medyanın satın aldığı Digitürk kazandı. Bütün futbolseverler, başkanlar, oyuncular ve teknik ekipler Digitürk'e ve Bein Medyaya teşekkür etmeli! Peki Bein Medya ihaleyi kaç paraya kazandı?

          Türk futbolunun yayın ihalesi KDV dahil 590 milyon dolara satıldı. Bu gerçekten inanılmaz. Çünkü futbolumuz maalesef bu kadar para etmez.Peki neden etmez?

1-)Futbol yok
2-)E-bilet yüzünden seyirci yok
3-)Hakemler yetersiz
4-)Takımların yaptığı kalitesiz yabancı transferler
5-)Futbolu futbolu bilmeyenlerin yönetmesi
6-)Milli takımdaki kriz
7-)İnsanların futboldan soğuması
8-)Kulüplerin iyi yönetilmemesi

        İşte bu yüzden Türk futbolu bu kadar para etmez. Kulüplerimize bu ihaleden sonra büyük sorumluluklar düşüyor. Çünkü kulüplerimizin geliri %40 artacak ve bu paraların iyi bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Bunun için de özellikle bakanlığa büyük iş düşüyor. Çünkü bu gelecek paranın denetlenmesi lazım.

      Bu yayın ihalesinde sonra ligimiz Avrupa'nın en değerli 6. ligi haline geldi. Bunun çok güzel bir durum olduğunu söylemeliyim. Ancak şunu söylemeliyim ki; futbol seyirciyle güzel, insanları tribünlere çekmeliyiz ve bunun için de iyi futbolcuları ülkemize getirmeliyiz.

      Galatasaray Uefa Kupası'nı kazandığında kadrosunda sadece 4 yabancı vardı. Geri kalan 7 oyuncu da yerliydi. Konuyu şuraya getireceğim. Bir takımda fazla yabancı olması o kulübün başarılı olacağının garantisini vermez. Az ama öz yabancı olmalı ve yerli piyasasındaki oyuncuların fiyatları da uçuk olmamalı. Bu durum da ayrıca denetlenmeli.

       Son olarak umarım bu anlaşma hayırlı olur ve kulüplerimiz bu altın tepside sunulan ikramı geri çevirmez.

         
         

Böyle Bir Derbiye Böyle Bir Futbol Yakışmadı

fenerbahçe galatasaray maçı ile ilgili görsel sonucu





                               
      Gelenek bozulmadı... Fenerbahçe, Galatasaray'ı Kadıköy'de yine yendi. Bu sayede, Fenerbahçeli futbolcuları ve teknik ekibi kutluyorum.
     
      Bu derbi, sanki dünyanın en büyük derbilerinden biriymiş gibi gösteriliyor.Aslında bunun cevabı hayır. Derbinin tanımına bakıldığında bu derbinin cumartesi günü oynanacak Beşiktaş-Başakşehir maçından pek de bir farkının olmadığı görülür. Kimse kusura bakmasın ancak derbi diyince insanın aklına farklı şeyler gelmeli. Din gibi, ideoloji gibi... İşte bu yüzden benim gözümde derbi; Barcelona-Real Madrid, Celtic-Rangers, Roma-Lazio ve Boca Juniors-River Plate gibi derbilerdir. Barcelona katalan, Real kralın takımı... Celtic Katolik, Rangers Protestan... Roma solcu, Lazio sağcı... Boca Juniors fakir, River Plate zengin gibi...

      Gelelim bizim derbimize... Pazar günkü maçı, iyi oynayan değil daha çok isteyen, saha, seyirci ve 17 yıldır yenilmemenin getirdiği psikolojik avantajı çok iyi kullanan Fenerbahçe kazandı. Fenerbahçe sadece maçı kazanmadı, Fenerbahçe bu 90 dakika sonunda Robin Van Persie'yi de kazandı. Umarım bu böyle devam eder.

       Galatasaray'ın durumu tam rezillik! Galatasaray'ın böyle "oynayamamaya" hakkı yok. Yenilmek var yenilmek var! Galatasaray maçta hiçbir şey yapmadı, Fenerbahçe'nin de yapmadı gibi... Galatasaray sanki maça galibiyet için çıkmamıştı. Fenerbahçe de sanki taraftarının gazıyla oynamış gibiydi.

        Kısacası 2 büyük takımımızın da böyle oynamaya hakkı yok. Fenerbahçe'nin galibiyeti taraftarlarını çok da mutlu etmesin. Fenerbahçe sadece prestij kazandı, bu oyunları devam ederse Beşiktaş'ın ve Başakşehir'in gerisinde kalırlar. Galatasaray ise önündeki maçlara bakmaya ihtiyacı var ve iyi oyunla gelecek serilere ihtiyacı var.

2 Kasım 2016 Çarşamba

Roger Federer&Gael Monfils

roger federer gael monfils roland garros ile ilgili görsel sonucu



         13 yaşındaydım... Televizyondaki kanalları değiştirirken bir maç gözüme çarptı. Bu maçın kahramanları, Roger Federer'le Gael Monfils'ti. Bu arada bu maç, 2008 Fransa Açık(Roland Garros) yarı final maçıydı. Mücadelenin yarı final maçı olması ve oyunculardan birinin de Fransız olması, bu maçı ilgi çekici kılıyordu.

         Hayatımda ilk kez bir tenis maçı izliyordum ve şans eser çok güzel bir maça denk gelmiştim. Bir tarafta tenisin maestrosu, "Sporcular arasında en saygı duyulan sporcularından biri olan Roger Federer", diğer tarafta ise tenisseverlerin sevgilisi, "uçan adam" Gael Monfils!

         Maçı, 6-2, 5-7, 6-3, 7-5lik setlerle Roger Federer kazandı. 1983 yılında Yannick Noah'ın bu grand-slamı kazanmasından sonra Fransızların duygukları özlem devam ediyordu. Ancak Fransızlar, bir oyuncuyu kazanmıştı: "Gael Monfils'i"

         Bu arada Roland Garros'u 2008 yılında, toprak kortun kralı olan Rafael Nadal, finalde Roger Federer'i yenerek kazandı.

Başakşehir'den Leicester Olur Mu?

başakşehir logo ile ilgili görsel sonuculeicester logo ile ilgili görsel sonucu
      Bu sorunun cevabını vermeden önce Leicester teknik ekibini ve futbolcularını kutlamak lazım. İlk ve son kez ligi kazandılar, kazanacaklar... Şimdi de Şampiyonlar Liginin tadını harika bir şekilde çıkartıyorlar. 3 maçta 9 puan bu gerçekten muazzam... 

      Bu sezonda da bir Leicester örneği ligimizde olabilir. Başakşehir lige gerçekten iyi başladı ve umarım böyle de devam edip sezon sonunda mutlu sona ulaşırlar!

      Başakşehir, kulüp olarak bu şampiyonluğu bir özelliği dışında hakediyor. Harika bir kurumsal yapısı var, borcu yok, istikrarlı bir teknik ekibi ve oyuncu kadrosu var.

      Ah bir de taraftarları olsa! Eğer bu takımın seyircisi olursa her sezon, istikrarlı bir şekilde şampiyonluğa oynayabilirler. Çünkü her sezon İstanbul takımlarından en az biri şampiyonluk yarışının dışında kalıyor.

       Kısacası bu sezon Başakşehir neden Leicester olmasın? Tabi hakemler buna izin verip de adil maçlar yönetirlerse!